“Amasya’dan İstanbul’a Şeyh Hamdullah” Yazma Eser Sergisi’nin Açılışı Gerçekleştirildi
TÜYEK tarafından, Osmanlı hat ekolünün kurucusu, “kıbletü’l-küttâb, şeyh, ibnü’ş-şeyh, kutbü’l-küttâb, şeyhü’r-râmiyân” Şeyh Hamdullah’ın vefatının 505. senesi münasebetiyle düzenlenen “Amasya’dan İstanbul’a Şeyh Hamdullah” Yazma Eser Sergisi, Kültür ve Turizm Bakanımız Sayın Mehmet Nuri Ersoy'un katılımıyla Amasya Beyazıt Yazma Eser Kütüphanesi'nde ziyarete açıldı.
Amasya devlet, ilim ve sanat adamlarının da yoğun katılım sağladığı serginin açılış konuşmasında Amasya Valisi Sayın Önder Bakan, Şeyh Hamdullah’ın hat sanatındaki yeri ve serginin özellikle gençler için önemine dikkat çekti. Akabinde, Kültür ve Turizm Bakanımız Sayın Bakanımız Mehmet Nuri Ersoy, Amasya’nın ilim ve sanattaki önemine, Şeyh Hamdullah’ın hayatı ile hat sanatındaki değerine değindi; TÜYEK'in neşir, restorasyon, katalog, sergi ve sempozyum faaliyetlerinin Türkiye’nin kültür hayatındaki öncü rolüne dikkat çekti. Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanı Sayın Coşkun Yılmaz ve Amasya Üniversitesi Rektörü Sayın Ahmet Hakkı Turabi’nin, Şeyh Hamdullah'ın hayatı ve eserleri konusunda bilgiler verdiği açılış programında, Amasya milletvekilleri Haluk İpek ile Hasan Çilez de serginin muhakkak ziyaret edilmesi gerektiğini ifade ettiler.
Dört bölümden oluşan serginin ilk bölümünde Şeyh Hamdullah tarafından yazılan Mushaflar, En‘âm-ı Şerifler, cüzler, murakka‘lar ve ilmî eserler; ikinci bölümde Şeyh Hamdullah'ın çocukları ve talebeleri tarafından istinsah edilen eserler; üçüncü bölümde Şeyh Hamdullah’ın hâmîsi olarak II. Bayezid ve hususi kütüphanesinde yer alan eserler; son bölümde ise Şeyh Hamdullah'ın hayatına kaynaklık eden eserler yer almaktadır.
Şeyh Hamdullah'ın 89 yaşında iken istinsah ettiği İmam Gazzâlî'nin el-Munkız mine'd-Dalâl ve kardeşi Ahmed Gazzâlî'nin et-Tecrîd fî Kelime-i Tevhîd adlı eserleri, Fatih'in kitaplığı için istinsah ettiği ve TÜYEK tarafından neşredilen Mesâlihu’l-Ebdân ve’l-Enfüs, yine TÜYEK tarafından yakında neşredilecek olan Sagânî'nin Meşârıku'l-Envâr adlı eserler serginin dikkat çeken eserleri olarak öne çıkıyor. Ayrıca İsmail Hakkı Bursevî'nin Ferâhu'r-Rûh adlı eserinde yer alan ve Şeyh Hamdullah'ı anlattığı şiirinin, Bursevî'nin kendi hattıyla olan nüshası ile Şeyh Hamdullah’ın hayatının murakka‘ formunda anlatıldığı nüshalar, ziyaretçilerin entelektüel dünyasını zenginleştirecek bir sanat şöleni sunuyor.
Sergi, Osmanlı hat üslubunu tesis eden en güçlü şahsiyet olan Şeyh Hamdullah’ın hat sanatındaki önemini ve tesirini kronolojik olarak izleme imkânı sunması bakımından da ayrıca kıymeti hâizdir.
KÜLTÜR VE TURİZM BAKANIMIZ SAYIN MEHMET NURİ ERSOY’UN AÇILIŞ KONUŞMASI
Saygıdeğer Misafirler, Kıymetli Basın Mensupları!
Osmanlı hat ekolünün kurucusu olan Şeyh Hamdullah’ın vefatının 505. senesi münasebetiyle düzenlediğimiz “Amasya’dan İstanbul’a Şeyh Hamdullah Sergisi”nin açılışına hoş geldiniz. Sizleri saygıyla, muhabbetle selamlıyorum.
Evliya Çelebi’nin ifadesiyle “Şehirlerin Yücesi”, Fransız seyyah Perrot’un tanımlamasıyla “Anadolu’nun Oxford’u” olan Amasya’dayız. Osmanlı şehzadelerinin idarî tecrübe kazanmak için sancak beyliği yaptığı merkezlerden biri olması sebebiyle “Şehzadeler Şehri” olarak tarihe adını yazdırmış olan Amasya; ilim, irfan ve sanatla yoğrulmuş bir medeniyet havzasıdır. Ünlü Osmanlı Şeyhülislamı Zenbilli Ali Efendi, büyük tarihçi Âşıkpaşazade, şair ve devlet adamı Tacizade Cafer Çelebi, Osmanlı döneminin en ünlü cerrahlarından Sabuncuoğlu Şerafeddin, divan edebiyatının ünlü kadın şairi Mihrî Hatun… Bu isimler Amasya’nın bize ve insanlığa armağanı olan silsilenin içinden sadece birkaçı… 15. yüzyılın ilk yarısında Amasya’da doğmuş olan Şeyh Hamdullah da işte bu eşsiz insan hazinelerimizden biri olarak tarihe adını yazdırmıştır.
Şeyh Hamdullah, ilimde, tasavvufta ve kendi ekolünü oluşturacağı hat sanatında eğitimini Amasya’da tamamlamış; her üç sahada da bu topraklarda olgunluğa erişmiştir. Amasya’da sancak beyliği yapan Şehzâde II. Bayezid’in onu kendisine hat hocası tayin etmesi ise Şeyh Hamdullah’ın hayatının dönüm noktası olmuştur. Eğittiği ve nihayetinde icazet verdiği II. Bayezid, padişah olduktan sonra hocasını İstanbul’a davet etmiş ve büyük imkânlar sunmuştur. Bu sayede, payitahtta asırlarca takip edilecek bir hat mektebi vücuda gelmiş; Şeyh Hamdullah, Osmanlı hat üslubunun kurucusu kabul edilerek “Hattatların Reisi” unvanıyla tarihe geçmiştir. Özellikle belirtmek gerekir ki Şeyh Hamdullah Mektebi, İslam yazı sanatları tarihinin en uzun ömürlü ekolüdür. O; üslubuyla, yüzlerce eseriyle, talebeleri ve takipçisi olan büyük hat üstatlarıyla, en nihayetinde hat sanatı üzerindeki muazzam etkisiyle bir arada değerlendirildiğinde, hat tarihimizin zirvesi kabul edilmektedir.
Böylesi bir âlim ve sanatkârın hatırasını yaşatmak boynumuza borçtur. Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığımız bu borcun gereğini hakkıyla yapmak için ciddi bir uzmanlık ve gayretle çalışmalarını sürdürmektedir.
Şeyh Hamdullah’ın eserlerinin hiçbiri, TÜYEK’ten önce basılmamıştı. Başkanlığımız, Şeyh Hamdullah’ın Fatih’in kitaplığı için istinsah ettiği, Mesalihu’l-Ebdan ve’l-Enfüs eserini 2012’de bastı. 2015’de, Sultan II. Bayezid’in tilaveti için özel yazdığı Topkapı Sarayı’ndaki Mushaf’ının tıpkıbasımını yaptı. Yine özenle istinsah ettiği ve Osmanlı medrese müfredatının başucu kitaplarından olan Meşâriku’l-Envâri’n-Nebeviyye isimli hadis kitabının tıpkı basımı da inşallah 2026’nın Ocak ayında tamamlanacak.
Bugün burada açılışını yaptığımız, “Amasya’dan İstanbul’a Şeyh Hamdullah Yazma Eser Sergisi” de alanında bir ilktir. Bir taraftan büyük ustayı çok nitelikli bir çalışmayla anıyor, bir taraftan da onu Amasya ile yeniden buluşturarak bağrından çıkmış bu büyük tarihî şahsiyeti şehrimizin gündemine taşıyoruz. Bu özel projeyi, onun şehrine muhabbetinin ve vefasının da bir yansıması olarak görüyor, ruhunu ayrıca şad edeceğine inanıyoruz. Bu programın, onun büyük hamisi Sultan II. Bayezid’in yaptırdığı ve yine onun adını taşıyan külliyede yapılması ve sergimizde II. Bayezid’e özel bir bölüm ayırmamız da tesadüf değildir. İstedik ki Şeyh Hamdullah ile Sultan II. Bayezid ve Amasya’nın asırlar sonraki vuslatına vesile olalım.
Unutulanı hatırlatma, ihmal edileni ihya etme konusunda bu yapılanlar hem ilk olması açısından önemli hem de muhtevaları itibarıyla çok kıymetlidir. TÜYEK bu anlamda daha birçok ilke ve özgün çalışmaya imza atmıştır. 10 Aralık’ta İstanbul’da açtığımız “Mana ile Nakış: Müzehhep Mesneviler Sergisi” de muhtevasıyla, hikâyesiyle, temasıyla dünyada bir ilkti ve büyük yankı uyandırdı.
10-12 Aralık tarihlerinde gerçekleştirdiğimiz I. Uluslararası Yazma Eser Sempozyumu da TÜYEK’in dünyadaki konumunu bir kere daha tescil etmiş ve daha da ileriye taşımıştır. Sempozyumun ilanına çıktığımızda, kısa sürede 40’a yakın ülkeden 750’nin üzerinde müracaat aldık. Katılım şartlarımız doğrultusunda ve Bilim Kurulumuzun titiz çalışmaları neticesinde 29 ülkeden yaklaşık 200 uzman ve araştırmacının katkısıyla, İstanbul’da dünyanın en geniş katılımlı yazma eser sempozyumunu gerçekleştirdik. Yazma eserler ile ilgili her temel mesele ve gelişme, en yetkin uzmanlar tarafından değerlendirildi. Ortak kanaat, sempozyumun ilmî açıdan da organizasyon açısından da şimdiye kadarki sempozyumların çok üstünde, çok başarılı olduğuydu. Gelen yoğun talepler doğrultusunda, 2028’de Yazma Eser Sempozyumu’nun ikincisini düzenlemeye karar verdik.
Başkanlığımız 2026’da da Uluslararası Yazma Mushaflar Sempozyumu’nun ilkini gerçekleştirecek. Malumunuz olduğu üzere, geçen sene Kadir Gecesi’nde Cumhurbaşkanımızın imzasıyla TÜYEK Yazma Mushaflar Dairesi Başkanlığını kurduk. Batı dünyasında Mushaflar tarihiyle ilgili çalışmaların tarihi çok eski, köklü ve yoğun. İslam dünyasında ise yeni yeni gelişiyor. Biz, Yazma Mushaflar Dairesi Başkanlığımızı kurarak bu alanda İslam dünyasındaki eksikliğin giderilmesi için ciddi bir adım attık. En kısa sürede açığı kapatmak için de elimizden geleni yapacağız.
Saygıdeğer Misafirler,
TÜYEK, 800 bine yaklaşan yazma ve nadir matbu eseriyle İslam ve Türk-İslam tarihinin tüm asırlarına, siyasetine, kültürüne ve geniş etki coğrafyasına dair en büyük ortak entelektüel hafızayı temsil etmektedir. Yüz binlerce eseri, bu eserlerin taşıdığı kaynak niteliği ve tarihî değeri ile güçlü uzman kadrosunu bir araya getiren Başkanlığımız, 467 personeliyle bu alanda hizmet veren dünyanın en büyük kuruluşudur.
Yine 472.441 eserin dijital görüntüsünü, 639.601 eserin de künye bilgisini erişime açan TÜYEK’in web sitesi, dünyanın en büyük yazma eser portalıdır. Deneme süresi de dahil iki buçuk yıl önce erişime açılan web sitemizin üye sayısı 24.334’dür. Ziyaret sayısı 990 bini aşmış, görüntülenen sayfa sayısı da 11,9 milyon seviyesine yaklaşmıştır.
Rami Kütüphanesi’ndeki Kitap Şifahanemiz, dünyanın en büyük restorasyon laboratuvarıdır. Bugüne kadar 4.779 eserin de restorasyonunu tamamladık. Bir restoratörün bir esere bazen bir seneden fazla zaman ayırması gerektiği bilgisi bu rakamın büyüklüğünü anlatmak için yeterlidir diye düşünüyorum. Yine bu süreçte 339.279 eserin kuru temizliği, 244.875 eserin durum tespiti, 46.814 eserin düşük sıcaklık uygulaması ve 1.758 eserin de bilimsel analizi yapılmıştır. Ayrıca ülkemizdeki bütün yazma eserleri TÜYEK çatısı altında toplama çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürmekteyiz.
Başkanlığımız yayınları da özgünlüğü ve kalitesiyle ehli tarafından takdirle karşılanmaktadır. TÜYEK, başka kurumların kolay kolay altından kalkamayacağı bir uzmanlık ve tecrübe gerektiren 343 cilt kitap yayımlamıştır. 2025’teki eğitim, panel, konferans, seminer vb. etkinlik sayımız ise 200’den fazladır.
“Amasya’dan İstanbul’a Şeyh Hamdullah Sergisi”, Başkanlığımızın gerçekleştirdiği 42. sergidir. Başta İstanbul olmak üzere Türkiye’nin dört bir yanında gerçekleştirdiğimiz bu sergiler, her şeyden önce insanımızın tarih ve kültür birikimimizin temel kişi ve unsurlarıyla tanışmasını sağlamayı, bunlarla irtibatını kuvvetlendirmeyi hedeflemektedir. Bu anlamda etkili olduklarını da biliyoruz zira sergi gerçekleştirdiğimiz illerimiz dışında, diğer şehirlerimizden gerek valiliklerimiz gerek belediye başkanlıklarımız sergi taleplerini bizlere ulaştırmaktadır. Hâlihazırda Başkanlığımız bu taleplerin değerlendirme ve planlamasını yapmaktadır. İnşallah daha birçok şehrimizden kültür ve tarihimize eşsiz kapılar açacağız.
Saygıdeğer Misafirler,
Kıymetli Basın Mensupları,
TÜYEK çatısı altında yaptığımız bütün bu faaliyetler ve burada değinmediğimiz daha nicesi, Sayın Cumhurbaşkanımızın kültür ve medeniyetimizi ihya etme yolundaki iradelerinin bir neticesidir.
Bakanlık olarak bu iradeden aldığımız ilham ve güçle; insanımızın doğru ve kapsamlı bilgiler ışığında kültürel ve tarihsel öz farkındalığının artmasını sağlamak, muazzam medeniyet mirasımız hakkında bilgi ve bilinç sahibi olarak bu değerlere bütünüyle sahip çıkmasını sağlamak adına şevkle çalışıyoruz. TÜYEK bu mücadelede daima cephenin en önünde bulunmakta ve şüphesiz en önemli görevlerden birini başarıyla yerine getirmektedir. İşte bu başarı, kütüphane raflarına sıkışan ve bir anlamda bilinmezliğe terk edilen ilim, fikir ve sanat tarihimizin eşsiz kaynaklarını görünür ve istifade edilir kılmaktadır. Sayın Başkan Dr. Coşkun Yılmaz’ın şahsında bu yoğun mesaiye bilgisini ve emeğini sunan Başkanlığımızdaki bütün çalışma arkadaşlarıma can u gönülden teşekkür ediyorum.
Konuşmamı noktalarken Şeyh Hamdullah Efendi’yi rahmetle, derin bir şükran ve minnet duygusuyla yâd ediyorum. Osmanlı hat üslubunun kurucusunu, doğduğu topraklara döndüren; onun şahsı ve sanatı noktasında hafızalarımızı tazeleyen bu sergiyi gerçekleştirme noktasında TÜYEK’le iş birliğini esirgemeyen Amasya Valiliğimize ve Amasya Üniversitesi Rektörlüğümüze, ayrıca Amasya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğümüze teşekkür ediyorum. Bütün Amasyalıları ‘Hattatların Reisi’yle buluşmaya davet ediyor, hepinize saygılar sunuyorum.